Dişlerinizi kaybetmeden korumanın anahtarı
Diş eti hastalıkları, dişi çevreleyen yumuşak dokular ve kemik yapıyı etkileyen enfeksiyon süreçleridir. Diş taşı ve bakteri plağı gibi etkenlerle başlayan bu hastalıklar, erken müdahale edilmediğinde diş yapısının destek dokularında yıkıma yol açabilir. Dişlerinde çürük olmasa bile, diş eti hastalığı nedeniyle diş kayıpları yaşanabilir.
Çoğu zaman ağrısız ilerlediği için fark edilmesi zordur; bu yüzden rutin kontrol ve erken teşhis çok önemlidir.
Nasıl Teşhis Edilir ve Kimlere Uygundur?
Tanı ve Belirtiler
- Dişetlerinde kanama, şişlik, kızarıklık
- Fırçalama sırasında veya kendiliğinden oluşan kanama
- Diş eti çekilmesi, dişlerin uzun görünmesi
- Dişlerde sallanma, kötü ağız kokusu veya tat değişikliği
- Diş taşlarının varlığı
Bu belirtilerden biri ya da birkaçı mevcutsa, bir Periodontoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Hastalık erken dönemde tespit edilirse, cerrahi olmayan tedaviler ile kontrol altına alınabilir. ileri evrelerde cerrahi müdahale gerekebilir.
Hastalık Süreci & Tedavi Yöntemleri
1. Erken Dönem Periodontitis (Gingivitis)
Sadece diş eti etkilenmiştir: şişlik, kanama gibi belirtiler gösterir.
Tedavisi basit: plak ve diş taşlarının temizlenmesi, etkili ağız hijyeni eğitimi ile mümkündür.
2. Kronik Periodontitis
Bakteri plağı ve taş birikimi ilerler, diş eti, diş kökü bağ dokusu ve kemiğe zarar verir. Bu evrede:
- Derin kök yüzeyi temizliği (scaling & root planing)
- Lokal antibiyotik uygulamaları
- İleri vakalarda cerrahi müdahaleler
Uygun tedaviyle kemik kaybı sınırlandırılabilir ve dişin destek dokularıyla stabil tutulabilir.
Tedavi Sonrası Bakım & Koruyucu Yaklaşım
- Her 3–6 ayda bir kontrol ve profesyonel temizlik
- Kişiye özel ağız hijyeni planı (diş fırçası, diş ipi, ara yüz fırçaları, gargara)
- Sigara, diyabet gibi sistemik risk faktörlerinin yönetimi
- Sağlıklı beslenme, stres kontrolü gibi katkı sağlayıcı alışkanlıklar
Allianoi Yaklaşımı
Allianoi Diş Klinikleri’nde, diş eti hastalıkları tedavisinde bilimsel temelli ve kişiye özel bir yaklaşım benimsenir.
Amacımız sadece tedaviyi tamamlamak değil; uzun vadeli stabiliteyi sağlamak, hastayı bilinçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır.